Hamidiye Kruvazörü, Osmanlı Donanması için İngiltere’de inşa edilen modern bir korumalı kruvazördür. Gemi 1904’te hizmete girdi. Rauf Bey ise 1913 Akdeniz Akın Harekâtı sırasında gemiyi yönetti. Hamidiye bu seferle askerî, diplomatik ve toplumsal bir simgeye dönüştü.
- 1. Hamidiye Kruvazörü kısa bilgiler
- 1. Abdülhamid adıyla sipariş ve İngiltere’deki inşa
- 1.1. Korumalı kruvazör ne demektir?
- 2. Hamidiye Kruvazörü teknik özellikleri
- 2.1. Makine düzeni ve denizde kalma kabiliyeti
- 2.2. Silah sistemleri
- 2.3. Hamidiye ile Mecidiye aynı sınıf mıydı?
- 3. Balkan Savaşı öncesindeki görevler
- 3.1. Varna önlerinde Drazki torpidosu
- 4. Akdeniz Akın Harekâtı neden planlandı?
- 4.1. 13 Ocak 1913: Çanakkale’den çıkış
- 4.2. Siros baskını ve Makedonya yardımcı kruvazörü
- 5. Kömür, tarafsız limanlar ve deniz diplomasisi
- 5.1. Adriyatik’e geçiş, Leros ve Draç
- 5.2. Şingin Limanı saldırısı
- 6. Akın harekâtının askerî sonucu neydi?
- 6.1. Kızıldeniz’de bekleyiş ve İstanbul’a dönüş
- 7. Rauf Orbay ve Hamidiye mürettebatı
- 7.1. Hamidiye Kruvazörü Madalyası ve kamuoyu
- 8. Birinci Dünya Savaşı’nda Hamidiye
- 9. Cumhuriyet döneminde Hamidiye
- 9.1. Okul gemisi, hizmetten ayrılış ve söküm
- 10. Hamidiye Kruvazörü neden önemlidir?
- 11. Hamidiye Kruvazörü hakkında sık sorulan sorular
Bununla birlikte Hamidiye’nin ünü, seferin gerçek sonuçlarını bazen gölgeler. Osmanlı planı, Yunan zırhlı kruvazörü Georgios Averof’u Çanakkale önünden çekmek istiyordu. Yunan komutanlığı Averof’u yerinde tuttu. Bu nedenle plan ana hedefe ulaşamadı. Ancak Hamidiye birçok limanı ve nakliye hattını tehdit etti. Ayrıca gemi, takip kuvvetlerinden kaçmayı başardı.
Hamidiye Kruvazörü kısa bilgiler
| Başlık | Bilgi |
| İlk adı | Abdülhamid / dönemin yabancı yazımında Abdul Hamid |
| Türü | Korumalı kruvazör |
| İnşa yeri | Armstrong Whitworth, Elswick-Newcastle, Birleşik Krallık |
| Tersane numarası | 732 |
| Kızağa konma | Nisan 1902 |
| Denize iniş | 25 Eylül 1903 |
| Hizmete giriş | Nisan-Mayıs 1904; tersane kaydı 7 Mayıs 1904 |
| Tam boy | Yaklaşık 112 m |
| Azami deneme sürati | Yaklaşık 22-22,2 knot |
| En ünlü komutanı | Hüseyin Rauf Bey, daha sonra Rauf Orbay |
| Hizmetten ayrılış | Mart 1947 |
| Son durum | 1964’te satıldı; söküm 1966’da tamamlandı |
Abdülhamid adıyla sipariş ve İngiltere’deki inşa
Osmanlı Devleti, 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı sonrasında donanmanın zayıflığını daha açık gördü. Bu nedenle yönetim, yeni kruvazörlerle keşif, refakat ve kıyı taarruzu gücünü artırmak istedi. Bahriye idaresi Abdülhamid’i 1900’de sipariş etti. Armstrong Whitworth şirketi ise gemiyi Elswick’teki tesisinde hazırladı.
İlk olarak tersane Nisan 1902’de omurgayı kızağa koydu. Ardından şirket 25 Eylül 1903’te gemiyi denize indirdi. Deniz denemeleri aynı yılın sonunda başladı. Son olarak Osmanlı Donanması, Nisan-Mayıs 1904 döneminde gemiyi hizmete aldı. Kaynaklardaki bir aylık fark, kabul, tamamlanma ve resmî hizmet tarihlerini ayrı biçimde kaydetmelerinden doğar.

Abdülhamid kruvazörünün 25 Eylül 1903 denize indirme hatırası.
Ayrıca geminin ilk adı Sultan II. Abdülhamid’e gönderme yapıyordu. İkinci Meşrutiyet sonrasındaki siyasal değişim, donanmadaki isimlere de yansıdı. Donanma 1908’de Abdülhamid adını bıraktı ve Hamidiye adını kullanmaya başladı. Yabancı yayınlar aynı adı Hamidieh veya Hamidié biçiminde yazdı.
Korumalı kruvazör ne demektir?
Korumalı kruvazörler, borda boyunca ağır bir zırh kuşağı taşımak yerine iç koruma güvertesine dayanır. Bu güverte makineleri, kazanları ve mühimmat mahzenlerini yukarıdan gelen ateşe karşı korur. Dolayısıyla Hamidiye, gerçek bir zırhlı kruvazörün ağırlığına ve kalın borda zırhına sahip değildi. Buna karşılık daha hafif gövde gemiye hız kazandırdı.
Nitekim teknik kaynaklar Hamidiye’nin yatay güverte korumasını yaklaşık 38 milimetre verir. Eğimli yan bölümler ise bazı noktalarda yaklaşık 102 milimetreye ulaşır. Hafif top kalkanları ayrıca şarapnel koruması sağladı. Bu düzen, gemiyi keşif ve akın görevlerine uygun kıldı. Yine de büyük kalibreli top ateşi karşısında ciddi risk devam etti.
Hamidiye Kruvazörü teknik özellikleri

Hamidiye’nin teknik profili.
| Özellik | Doğrulanmış çerçeve | Editoryal not |
| Boy | 112-112,17 m tam boy; 103,6 m dikmeler arası | Ölçüm yöntemi belirtilmeli |
| Genişlik | 14,48-14,5 m | Kaynaklar yuvarlama yapar |
| Su çekimi | Yaklaşık 4,88 m | Yük durumuyla değişir |
| Deplasman | 3.805 veya 3.904 ton | Ton birimi ve normal yük tanımı ayrılmalı |
| Tahrik | 2 adet dört silindirli VTE makine, 2 pervane şaftı | Tersane sicili iki vidayı doğrular |
| Kazan | 16 Niclausse su borulu kazan | Dönem bakım yükü yüksekti |
| Güç | Yaklaşık 12.000-12.500 ihp | Deneme ve katalog değerleri farklı |
| Sürat | 22-22,2 knot deneme sürati | Yaşlanan makineler hizmet süratini düşürdü |
| Kömür | Yaklaşık 600-700 ton sınıfı | Seferde ikmal en kritik sınırlamaydı |
| Personel | 302, 355, 394 veya 400 | Tarih, görev ve sayım kapsamı değişiyor |
Makine düzeni ve denizde kalma kabiliyeti
Hamidiye iki dikey, dört silindirli üçlü genleşmeli buhar makinesi kullandı. Hawthorn Leslie üretimi makineler iki pervane şaftını çevirdi. Ayrıca 16 Niclausse kazan sisteme buhar sağladı. Tersane yaklaşık 12.000 beygir gücü kaydetti. Denemelerde gemi 22 knot sınırını aştı.
Ancak kâğıt üzerindeki hız, uzun harekât boyunca tek başına yeterli değildi. Kazan temizliği, tatlı su, yedek parça ve kaliteli kömür geminin gerçek performansını belirledi. Bu nedenle Rauf Bey yalnız rota planlamadı. Aynı zamanda tarafsız limanlarda ikmal için yoğun diplomasi yürüttü. Hamidiye’nin başarısı, makine dairesi personelinin emeğine de dayanıyordu.
Silah sistemleri
İnşa konfigürasyonunda iki adet 150 milimetrelik Armstrong top baş ve kıç ekseninde yer aldı. Ayrıca bordalarda sekiz adet 120 milimetrelik seri atışlı top bulunuyordu. Hafif 47 ve 37 milimetrelik toplar yakın hedeflere karşı görev yaptı. İki adet yaklaşık 457 milimetrelik torpido tüpü de silah paketini tamamladı.
Bununla birlikte Türkçe özetlerde altı adet 120 milimetrelik top ve daha az sayıda hafif top bilgisi de görülür. Fotoğraflar, tersane kaydı ve yabancı yıllıklar sekiz 120 milimetrelik topu destekler. Yine de bakım dönemleri silah sayısını değiştirdi. Cumhuriyet dönemindeki modernizasyonlar ise ilk konfigürasyondan farklı bir top düzeni oluşturdu.

Haliç’te Hamidiye ve Mecidiye, 1905. Hamidiye soldadır.
Hamidiye ile Mecidiye aynı sınıf mıydı?
Dönem yayınları Hamidiye ile Amerika’da inşa edilen Mecidiye’yi sık sık tek sınıf gibi gösterdi. İki gemi benzer Osmanlı ihtiyaçlarına cevap veriyordu. Buna rağmen tersaneleri, ölçüleri, siluetleri ve bazı silah ayrıntıları aynı değildi. Bu nedenle ‘yakın eş’ tanımı, kesin sınıf kardeşliği iddiasından daha güvenlidir.
Balkan Savaşı öncesindeki görevler
Hamidiye hizmete girdikten sonra Osmanlı Donanmasının görünür modern unsurlarından biri oldu. Gemi 1908’de Sisam çevresindeki olaylar sırasında görev yaptı. Ardından 1909’daki 31 Mart Vakası günlerinde Hareket Ordusu’nu destekleyen deniz unsurları arasında yer aldı. Bu görevler, kruvazörün yalnız açık deniz savaşı için tasarlanmadığını gösterdi.
Öte yandan donanmanın eğitim, bakım ve atış sorunları devam ediyordu. Modern bir gemi, kurumsal eksikleri tek başına çözemedi. Hamidiye’nin 1912’deki başarısı da bu yüzden yalnız tasarıma dayanmadı. Gemi komutanlığı, personel disiplini ve anlık kararlar sonucu belirledi.
Varna önlerinde Drazki torpidosu
Balkan Savaşı başlayınca komutanlık Hamidiye’yi Karadeniz’e gönderdi. Gemi Bulgar kıyılarını bombaladı ve kara birliklerine ateş desteği verdi. Ancak Bulgar torpidobotları 20-21 Kasım 1912 gecesi Varna açıklarında Osmanlı grubuna yaklaştı. Drazki çok kısa mesafeden attığı torpidoyla Hamidiye’nin baş tarafını vurdu.
Torpido gövdede büyük bir yara açtı. Ayrıca saldırı sekiz denizcinin ölümüne ve çok sayıda personelin yaralanmasına yol açtı. Buna rağmen personel su almayı kontrol etti. Hamidiye başı suya gömülmüş halde İstanbul’a döndü. Tersane kısa sürede onarım yaptı ve gemiyi yeni göreve hazırladı.
Akdeniz Akın Harekâtı neden planlandı?
Yunan Donanması, Averof’un hız ve ateş gücü sayesinde Ege’de üstünlük kurdu. Ayrıca Yunan kuvvetleri adaları ele geçirdi ve Çanakkale çıkışını gözetledi. Osmanlı kurmayları doğrudan filo muharebesinde dezavantaj gördü. Bu nedenle hızlı bir kruvazörü bağımsız akıncı olarak kullanmayı seçti.
Plan Hamidiye’nin gece Çanakkale’den çıkmasını öngörüyordu. Ardından gemi Yunan üslerine ve nakliye hatlarına saldıracaktı. Kurmaylar, Yunan komutanlığının Averof’u takibe göndereceğini düşündü. Böylece Osmanlı ana filosu boğazdan çıkabilecek ve kalan Yunan gemileriyle daha elverişli şartlarda savaşabilecekti.
Bununla birlikte Rauf Bey’e geniş hareket serbestisi tanındı. Komutan, düşman durumu ve kömür stokuna göre rota seçebilecekti. İzmir’e dönüş mümkün olmazsa tarafsız limanlardan yararlanacaktı. Bu esneklik, seferin aylarca sürmesini sağladı. Aynı zamanda her liman ziyaretini diplomatik bir sınava çevirdi.

1913 Hamidiye Akın Harekâtı ana rota zinciri.
13 Ocak 1913: Çanakkale’den çıkış
Hamidiye 4, 6 ve 10 Ocak günlerinde boğaz dışında keşif yaptı. Sonra Rauf Bey 13 Ocak gecesi bütün ışıkları kapattı. Gemi Yunan gözcülerine görünmeden Ege’ye çıktı. Bu ilk aşama, harekâtın kalan kısmı için psikolojik üstünlük sağladı.
Ayrıca Rauf Bey geminin kimliğini uzaktan gizlemeye çalıştı. Mürettebatın güvertede dikkat çekici başlıklarla görünmesini sınırladı. Rota üzerinde yanıltıcı dönüşler yaptı. Düşman telsiz haberlerini ve liman söylentilerini de hesaba kattı. Böylece Hamidiye, kendisinden hızlı veya güçlü kuvvetlerle doğrudan çatışmaktan kaçındı.
Siros baskını ve Makedonya yardımcı kruvazörü
Hamidiye 15 Ocak 1913’te Siros Adası’ndaki Ermoupoli limanına ulaştı. Liman, Pire’den sonra Yunan deniz lojistiği için önemli bir merkezdi. Atölyeler, askerî tesisler ve mühimmat depoları burada bulunuyordu. Rauf Bey önce keşif yaptı. Ardından gemi limandaki askerî hedeflere ateş açtı.
Hamidiye ayrıca Makedonya adlı yardımcı kruvazörü vurdu. Ateş gemiyi limanda savaş dışı bıraktı. Kaynaklar olayı çoğu zaman ‘batırma’ diye anlatır. Yunan tarafı gemiyi daha sonra yüzdürüp onardı. Bu nedenle kalıcı imha ile o günkü taktik sonucu ayrı değerlendirmek gerekir.
Sonuç olarak Siros baskını ağır bir stratejik yıkım yaratmadı. Ancak saldırı, Yunan savunma düzeninin açıklarını gösterdi. Ayrıca Osmanlı kamuoyu ilk kez güçlü bir karşı hamle haberi aldı. Hamidiye hiç hasar almadan bölgeden ayrıldı ve Doğu Akdeniz’e yöneldi.

Şehbal dergisinde Hamidiye Kruvazörü, 14 Nisan 1909.
Kömür, tarafsız limanlar ve deniz diplomasisi
Bir buhar kruvazörü için kömür, cephane kadar önemliydi. Hamidiye kaliteli kömür bulamazsa hızını koruyamazdı. Ayrıca tarafsızlık kuralları limanda kalış süresini ve alınabilecek yakıtı sınırlıyordu. Bu nedenle her ikmal, askerî plan kadar hukuk ve diplomasi gerektiriyordu.
İlk olarak Hamidiye Beyrut ve Port Said üzerinden Kızıldeniz’e geçti. Cidde’de bakım ve ikmal yaptı. Ardından 14 Şubat’ta Malta’nın Valletta limanına girdi. Rauf Bey makine arızalarını ve uluslararası kuralları dikkatle yönetti. Böylece gemi yaklaşık 480 ton kömür aldı ve üç gün sonra limandan ayrıldı.
Daha sonra gemi Gazze, Hayfa ve Beyrut çevresinden yeniden yakıt topladı. Yerel Osmanlı makamları ikmal zincirine destek verdi. Özellikle Binbaşı Ömer Fevzi Bey önemli kolaylık sağladı. Bu lojistik ağ Hamidiye’yi yalnız bir savaş gemisi olmaktan çıkardı. Gemi, geniş bir diplomatik ve idarî ağın hareketli merkezine dönüştü.
Adriyatik’e geçiş, Leros ve Draç
Başkomutanlık daha sonra Hamidiye’ye Arnavutluk’taki Garp Ordusuna para ve cephane götürme görevi verdi. Gemi 2 Mart’ta 50 ton cephane ile 10.000 altın aldı. Ardından Rauf Bey şaşırtıcı seyirlerle Adriyatik’e yöneldi. Hamidiye 10 Mart’ta Yunan denizine ulaştı.
Bu sırada gemi Leros adlı Yunan ticaret gemisini ele geçirdi. Rauf Bey mürettebatı güvenceye aldı ve gemiyi savaş dışı bıraktı. Ayrıca Yanya’nın düştüğü haberini aldı. Bunun üzerine cephane teslim planını değiştirdi. Hamidiye önce Draç çevresindeki askerî noktaları vurdu, sonra Şingin’e yöneldi.
Şingin Limanı saldırısı
Şingin, Sırp birliklerine asker ve malzeme taşıyan Yunan nakliye gemileri için önemliydi. Hamidiye 12 Mart 1913’te limana ulaştı. Gemi yaklaşık 100 top mermisi kullandı. Ateş, limandaki boşaltma düzenini bozdu ve Hirisomanis Sifneos adlı gemiyi batırdı. Ardından Rauf Bey Yunan kuvvetleri gelmeden bölgeden uzaklaştı.
Buna karşılık kaynaklar toplam hasar konusunda aynı rakamı vermez. Bazı anlatılar altı geminin battığını veya ağır hasar aldığını söyler. Arşiv temelli akademik çalışma daha temkinli davranır. Bu nedenle makale kesin olarak belgelenen gemiyi adlandırır ve geniş toplamları iddia olarak bırakır.
Hamidiye 16 Mart’ta İskenderiye’ye ulaştı. Böylece gemi Korfu çevresindeki Yunan arama kuvvetlerini yine atlattı. Şingin baskını savaşın genel sonucunu değiştirmedi. Ancak Yunan nakliye güvenliğini sorgulattı ve daha güçlü refakat ihtiyacı doğurdu.
Akın harekâtının askerî sonucu neydi?

Hamidiye Akın Harekâtında hedef ve sonuç dengesi.
Öncelikle harekât ana hedefini gerçekleştiremedi. Yunan Amiral Pavlos Kountouriotis, Averof’u Çanakkale önünden ayırmadı. Bu nedenle Osmanlı ana filosu planlanan üstünlük fırsatını bulamadı. Yunan Donanması Ege’deki genel kontrolünü de korudu.
Buna rağmen Hamidiye ikincil hedeflerde sonuç aldı. Gemi Siros ve Şingin’i vurdu. Ayrıca ticaret ve nakliye trafiğini tehdit etti. Yunan komutanlığı bazı hafif kuvvetleri arama görevine ayırdı. Tarafsız limanlardaki varlığı ise uluslararası basının ilgisini çekti.
En güçlü sonuç moral alanında ortaya çıktı. Balkan Savaşı’ndan ağır yenilgi haberleri alan Osmanlı toplumu Hamidiye’yi başarı simgesi yaptı. Gazeteler geminin rotasını yakından izledi. Şiirler, kartpostallar ve hatıra eşyaları bu ilgiyi büyüttü. Devlet ayrıca Hamidiye Kruvazörü Madalyası çıkardı.
Sonuç olarak Hamidiye ne savaşı tek başına değiştiren mucizevî bir gemiydi ne de yalnız propaganda aracından ibaretti. Sefer gerçek operasyonel sonuçlar üretti. Fakat bu sonuçlar sınırlı kaldı. Dengeli tarih anlatısı, askerî etkiyi ve sembolik başarıyı birlikte ele almalıdır.
Kızıldeniz’de bekleyiş ve İstanbul’a dönüş
Hamidiye 21 Mart’ta Hayfa’ya geldi ve esir aldığı Yunan denizcileri yetkililere teslim etti. Ertesi gün Beyrut’a geçti. Ardından gemideki arızalar ile Yunan muhriplerinin baskısı arttı. Rauf Bey bu nedenle yeniden Kızıldeniz’e girmeyi seçti. Hamidiye 10 Nisan’da Cidde’ye demirledi.
Gemi Kızıldeniz’de sınırlı görev yürüttü. Ayrıca Yemen ve Basra yönünde emirler aldı. Yunan kuvvetleri Port Said çevresindeki ağırlığını azaltınca Hamidiye 20 Haziran’da Süveyş’e geldi. Mürettebat burada onarım yaptı ve barış şartlarının uygulanmasını bekledi.
Son olarak Yunan Donanması Ağustos ayında Çanakkale ablukasını kaldırdı. Hamidiye 6 Eylül 1913’te boğazdan geçti ve İstanbul’a ulaştı. Halk gemiyi büyük törenlerle karşıladı. Böylece yaklaşık dokuz aylık harekât sona erdi.
Rauf Orbay ve Hamidiye mürettebatı
Hüseyin Rauf Bey harekât sırasında kıdemli yüzbaşı rütbesindeydi. İyi İngilizcesi, denizcilik tecrübesi ve hızlı karar yeteneği ona önemli avantaj sağladı. Buna karşılık seferi yalnız komutana bağlamak eksik kalır. Güverte, topçu, telsiz, makine ve sağlık personeli aylarca ağır tempoda çalıştı.
Özellikle makine dairesi ekibi yaşlanan kazanları çalışır tuttu. Güverte personeli gece karartması ve gözcülük düzenini sürdürdü. Topçu personeli ise sınırlı cephaneyi dikkatle kullandı. Ayrıca gemi yönetimi esir mürettebatın güvenliğini gözetti. Bu kolektif performans, Hamidiye anlatısının merkezinde yer almalıdır.
Rauf Bey sonraki yıllarda Rauf Orbay adıyla Millî Mücadele ve Cumhuriyet siyasetinde önemli roller üstlendi. Ancak Hamidiye seferi, kamuoyundaki kimliğinin en güçlü parçalarından biri olarak kaldı. ‘Hamidiye kahramanı’ sözü bu bağdan doğdu.
Hamidiye Kruvazörü Madalyası ve kamuoyu
Osmanlı yönetimi 1913’te Hamidiye Kruvazörü Madalyası çıkardı. TDV İslâm Ansiklopedisi bu bakır madalyayı Sultan Mehmed Reşad dönemi madalyaları arasında sayar. Bazı denizcilik kaynakları 394 mürettebatın madalya aldığını bildirir. Bu sayı, sefer kadrosunu gösterir; geminin her dönemdeki standart personel mevcudunu göstermez.
Ayrıca basın Hamidiye’yi yenilgiler arasındaki başarı hikâyesi olarak sundu. Bu anlatı toplumsal moral sağladı. Öte yandan modern araştırmacılar askerî sonucu daha ölçülü değerlendirir. Her iki bakış da önem taşır. Biri dönemin duygusunu, diğeri harekâtın stratejik sınırını açıklar.
Birinci Dünya Savaşı’nda Hamidiye
Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’na girince Hamidiye yeniden Karadeniz’de görev aldı. Gemi Yavuz ve Midilli ile birlikte nakliye koruması yaptı. Ayrıca Rus kıyı hedeflerine yönelik bombardımanlara katıldı. Ekim 1914’te Feodosya çevresindeki harekâtta yer aldı. Daha sonra Tuapse ve Kafkas kıyılarına uzanan görevler yürüttü.
Bununla birlikte 1913 seferi makineleri yormuştu. Hamidiye artık ilk deneme süratine kolayca ulaşamıyordu. Yine de gemi konvoy refakati ve kıyı baskını için yararlı kaldı. Ocak 1915’te Midilli ile birlikte Rus unsurlarıyla karşılaştı. Osmanlı filosu daha sonra gemiyi ikincil görevlerde kullandı.
Mondros Mütarekesi sonrasında İtilaf Devletleri Osmanlı filosunu denetim altında tuttu. Sevr taslağı Hamidiye’nin İngiltere’ye bırakılmasını öngörüyordu. Fakat Türk Millî Mücadelesi ve Lozan Antlaşması bu sonucu değiştirdi. Yeni Türkiye, eski Osmanlı filosunun bir bölümünü elinde tuttu.
Cumhuriyet döneminde Hamidiye
Cumhuriyet yönetimi 1920’lerin başında çok yıpranmış bir donanma devraldı. Hızır Reis, İsa Reis ve Kemal Reis gibi gambotlar erken görevler yaptı. Ardından bahriye idaresi Hamidiye’yi onardı ve okul gemisi olarak denize çıkardı. Bu nedenle ‘Cumhuriyetin denize çıkan ilk savaş gemisi’ sözü açıklama ister.
Mustafa Kemal Paşa 1924’te Hamidiye’yi Cumhuriyet donanmasının görünür yüzü olarak kullandı. Şubat ayında İzmir’deki askerî oyunlar ve deniz faaliyetleri yeni dönemin hedeflerini gösterdi. Eylül ayında ise Hamidiye Karadeniz gezisine katıldı. Gemi Rize, Giresun, Ordu, Samsun ve başka kıyı şehirlerinde Cumhuriyet yönetimini temsil etti.

Mustafa Kemal Atatürk ve Hamidiye mürettebatı, Samsun, 20 Eylül 1924.
Öte yandan Hamidiye artık ön hat kruvazörü rolünü sürdüremezdi. Teknoloji hızla ilerlemişti. Yeni muhripler, denizaltılar ve ateş kontrol sistemleri eski gemiyi geride bıraktı. Bu nedenle donanma Hamidiye’yi eğitim, temsil ve personel yetiştirme görevlerinde değerlendirdi.
Okul gemisi, hizmetten ayrılış ve söküm
Hamidiye 1940’tan itibaren ağırlıklı olarak deniz öğrencilerini eğitti. Donanma Mart 1947’de gemiyi hizmet listesinden çıkardı. Ardından Hamidiye 1949-1951 arasında Kabataş’ta kısa süre müze gemi işlevi gördü. Bu girişim kalıcı bir koruma projesine dönüşmedi.
Daha sonra gemi Haliç’te bağlı kaldı. Türkiye 10 Eylül 1964’te Hamidiye’yi hurda olarak sattı. Söküm ekibi gemiyi Paşabahçe’ye çekti ve işi 1966’da tamamladı. Bugün Hamidiye’nin tamamı ayakta değildir. Deniz Müzesi ve çeşitli koleksiyonlar gemiye ait hatıraları korur.

Haliç’te Hamidiye, 1955. Fotoğrafın sağ tarafında kıyıda görülür.
Hamidiye Kruvazörü neden önemlidir?

Hamidiye’nin 1900-1966 yaşam döngüsü.
Hamidiye üç farklı dönemi aynı gövdede birleştirir. İlk dönem, II. Abdülhamid devrinin dış alıma dayalı modernleşmesini gösterir. İkinci dönem, Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı’nın yüksek tempolu harekâtlarını içerir. Üçüncü dönem ise Cumhuriyetin eğitim ve temsil donanmasını anlatır.
Ayrıca gemi deniz gücünün yalnız tonajdan ibaret olmadığını kanıtlar. İstihbarat, rota gizleme, tarafsızlık hukuku, kömür ikmali ve personel disiplini birlikte sonuç üretir. Hamidiye daha güçlü düşman unsurlarıyla doğrudan savaşmak yerine hareket alanını kullandı. Bu nedenle sefer, deniz stratejisi derslerinde hâlâ ilgi çeker.
Bununla birlikte tarihçi efsane ile veriyi ayırmalıdır. Hamidiye Averof’u uzaklaştıramadı. Ege’deki genel deniz üstünlüğünü de değiştiremedi. Buna rağmen gemi aylarca düşman arama düzenini meşgul etti, belirli hedeflere zarar verdi ve Osmanlı toplumuna moral sağladı. Gerçek başarı tam olarak bu dengede yatar.
Hamidiye Kruvazörü, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan en güçlü denizcilik simgelerinden biridir. Armstrong Whitworth tersanesi gemiyi hızlı bir korumalı kruvazör olarak inşa etti. Rauf Bey ve mürettebat ise 1913’te bu teknik kapasiteyi cesur bir akın planıyla kullandı.
Sonuç olarak Hamidiye’nin mirası tek bir baskına sığmaz. Varna’daki torpido hasarından Siros ve Şingin’e, Karadeniz görevlerinden Atatürk’ün 1924 gezisine kadar uzun bir hizmet çizgisi vardır. Bu çizgi hem savaş tarihini hem de denizcilik kültürünü anlatır.
Bugün geminin gövdesi yaşamıyor. Ancak fotoğraflar, seyir defterleri, şeref defteri ve müze hatıraları hikâyeyi taşır. Bahriyeli.org için en doğru yaklaşım da bu mirası abartmadan, eksiltmeden ve kaynakları karşılaştırarak aktarmaktır.
Hamidiye Kruvazörü hakkında sık sorulan sorular
Hamidiye Kruvazörü nedir?
Hamidiye Kruvazörü nerede yapıldı?
Hamidiye'nin ilk adı neydi?
Hamidiye Kruvazörü'nün komutanı kimdi?
Akdeniz Akın Harekâtı ne zaman başladı?
Hamidiye Averof'u Çanakkale'den uzaklaştırdı mı?
Drazki Hamidiye'yi ne zaman vurdu?
Hamidiye'nin hızı kaç knottu?
Hamidiye Cumhuriyet döneminde ne yaptı?
Hamidiye Kruvazörü bugün nerede?
Neden Gazi Hamidiye denir?
Denizlerin Bilgi Feneri
YAZAR PROFİLİNİ GÖR